satışın ihale yolu ile yapılmış olduğunu, öncesinde müvekkilinin kooperatif üyeliği kaydı bulunmadığını, müvekkilinin taşınmazı, satın alma yolu ile iktisap etmiş olup kooperatif üyeliğini devralmadığı
blog img

satışın ihale yolu ile yapılmış olduğunu, öncesinde müvekkilinin kooperatif üyeliği kaydı bulunmadığını, müvekkilinin taşınmazı, satın alma yolu ile iktisap etmiş olup kooperatif üyeliğini devralmadığı

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/672 Esas
KARAR NO : 2021/323

DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/11/2020
KARAR TARİHİ : 05/04/2021

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 19/11/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı …’ın müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunu, müvekkilinin kooperatif 01/12/2016 tarihinde yapmış olduğu genel kurulda Ocak 2017 tarihinden başlamak üzere 12 ay boyunca 875,00 TLx12 ay=10.500,00 TL aidat ödenmesine karar verdiğini, ancak davalı -borçlu …’ın aidatlarını ödemediğini, bu nedenle davalı-borçlu aleyhine İzmir … İcra Müdürlüğü … sayılı icra dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, Davalı-borçludan 10.500,00 TL aidat borcu ve 4.818,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.318,20 TL talep edildiğini ancak …’ın haksız ve kötü niyetli olarak borcu itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, Davalı …’ın borca itiraz dilekçesinde taşınmazını sattığını, davacıya hiçbir borcunun olmadığını belirttiğini ancak bu durumun doğru olmadığını, davalının mülkiyet hakkını devretse de üyeliğinin halen devam etmekte olduğunu, genel kurul kararı gereği de müvekkilinin kooperatife karşı olan edimlerini yerine getirmek zorunda olduğunu, davalının amacının müvekkilinin alacağını almasını engellemek olduğunu belirtmiştir.

KARŞI İDDİA : Davalılar vekili, 12/02/2021 tarihli cevap dilekçesi ile; Davacı tarafça, müvekkili aleyhine başlatılan İzmir … icra Müdürlüğü’nün … E. Sayılı icra dosya borcuna yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçesi ile dava açılmış olduğunu, açılan davanın usule ve esasa aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin, kooperatife ait olan taşınmazı ferdileştirme işlemi sonrasında 14.02.2014 tarihinde satın aldığını, bu satışın ihale yolu ile yapılmış olduğunu, öncesinde müvekkilinin kooperatif üyeliği kaydı bulunmadığını, müvekkilinin taşınmazı, satın alma yolu ile iktisap etmiş olup kooperatif üyeliğini devralmadığını, satış işlemi sonrası kooperatif üyeliğine ilişkin bir başvurusunun da bulunmamakta olup gerek pay defterinde ve gerekse genel kurul kararlarında da herhangi bir kaydı bulunmadığını, müvekkilinin, bu işyerini 03.12.2015 tarihinde … isimli kişiye sattığını ve devrettiğini, devir tarihinden sonra da müvekkilinin ilgili işyeri ile ve kooperatif ile ilgili herhangi bir ilişkisinin de kalmadığını, müvekkilinin bu tarihte davacı kooperatif üyeliği ile bir ilgisi bulunmadığından 2017 yılına ait giderlerden sorumluluğu da bulunmadığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE:
Dava; İtirazın İptali davasıdır.
Davacı vekili 19/03/2021 tarihli dilekçesiyle, davadan feragat ettiğini belirtmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde; davadan feragat konusunda yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 05/04/2021 tarihli dilekçesiyle, davadan feragat ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama gideri isteğinin bulunmadığını bildirmiştir.
HMK 307. Maddesine göre feragat, davaya son veren ve kesin hüküm teşkil eden bir taraf muamelesidir. HMK 309/2 maddesine göre feragat karşı tarafın kabulüne bağlı olmayıp, aynı yasanın 311. Maddesine göre feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur. HMK’nun 123. Maddesine göre davacı hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalı tarafın açık rızası ile davasını geri alabilir. Somut olayda, davacı tarafın 19/03/2021 tarihli dilekçesi, HMK 307.maddesi kapsamında feragat dilekçesidir. Bu dilekçe ile davacı davadan feragat etmiş olup; dosya ele alınarak davacı tarafın davadan feragati nedeniyle aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Harçlar Kanunu’nun 22. maddesine göre davadan feragat ön inceleme duruşmasından önce gerçekleştiğinden, karar tarihindeki maktu ve karar ilam harcının 1/3’ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç 19,77 TL olduğundan, peşin alınan 185,01 TL harçtan alınması gereken harcın düşülerek fazladan alınan 165,24 TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine,
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL’nin, davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/04/2021

Katip … Hakim …
e-imza e-imza

Bir Yorum Gönder