Belirsiz alacak davası ile kısmi dava karşılaştırması
single page feature image

Belirsiz alacak davası ile kısmi dava karşılaştırması

Belirsiz alacak davası ile kısmi dava karşılaştırması

Belirsiz alacak davası HMK m. 119/1-(ğ) ’de düzenlenen talep sonucunun açık şekilde belirtilmesi zorunluluğunun istisnasını teşkil eder. HMK m. 107’de düzenlenen belirsiz alacak davası, talep sonucunu kesin olarak belirleyemeyen davacının, hak kaybına uğramasını veya yüksek yargılama giderine mahkum olmasını engeller. Bunun yanı sıra belirsiz alacak davası ile alacağın tamamına ilişkin zamanaşımı süresinin geçmesi riski ortadan kalkmaktadır.

“Madde 107 – (1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.

(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.

(3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hallerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir.”

“Hak arama durumunda olan kişi, talepte bulunacağı hukuki ilişkiyi muhatabını ve bu ilişkiden dolayı talep edeceği miktarı asgari olarak bilmesine ve tespit edebilmesine rağmen, alacağının tamamını tam olarak tespit edemeyebilir. Özellikle, zararın baştan belirlenemediği, ancak bir incelemeden sonra tam olarak tespiti mümkün olan tazminat taleplerinde böyle bir durumla karşılaşılabilmesi söz konusudur. Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklının, hukuki ilişki ile asgari bir miktar ya da değer belirterek alacak davası açabilmesi belirsiz alacak davası ile mümkündür.” (YHGK E. 2014/15-439 K. 2016/207 T. 2.3.2016)

Belirsiz alacak davası geçici talep sonucu ile ileri sürülmektedir. Geçici talep sonucu davacının belirleyebildiği talep sonucudur. Talep sonucu belirlenebilir hale geldiğinde, eksik olan harç tamamlanır ve geçici talep sonucu kesin talep sonucuna dönüşür. Yukarıda da belirtildiği üzere davacı böylece ıslah hakkını kullanmadan, iddiayı genişletme veya değiştirme yasağına tabi olmadan veya davalının muvafakatini almadan talep sonucunu değiştirebilecektir.

Bunun dışında talep sonucunun dayandırıldığı tüm vakaların da bildirilmesi gerekmektedir. Vakaların bilinmemesi veya olayda nedensellik bağının kurulamadığı durumlarda belirsiz alacak davası açılamaz. Bu tür davalarda belirsiz olan sadece talep sonucudur. Diğer tüm hususların belirli olması gerekmektedir.

“Belirsiz alacak davası veya tespit davası açılması halinde, alacaklı, tüm miktarı belirtmese dahi, davanın başında hukuki ilişkiyi somut olarak belirtmek ve tespit edebildiği ölçüde de asgari miktarı göstermek durumundadır.(YHGK E. 2014/15-439 K. 2016/207 T. 2.3.2016)