Danıştay Onikinci Dairesi; soruşturmacı tarafından teklif edilen cezanın; soruşturma raporunda, davacı ve tanık ifadelerinde, maddi olayın değerlendirilmesinde, olayın tahlilinde veya suç ile ceza arasındaki oran ya da 125 nci maddenin fıkra, bent veya alt bentlerin uygulanmasında eksiklik ve tutarsızlıkların bulunması ve benzeri nedenlerle disiplin amiri tarafından uygun görülmemesi halinde, gerekçeleri de belirtilmek suretiyle, söz konusu raporun soruşturmacıya iade edilmesi ve yeniden soruşturma düzenletildikten sonra, soruşturma raporundaki teklifin “uyarma, kınama, aylıktan kesme” cezası ise, disiplin amirince değerlendirilmesi; söz konusu teklifin “kademe ilerlemesinin durdurulması” cezası ise işlem dosyası hakkında bir karar verilmek üzere “Bakanlık Disiplin Kurulu”na sevk edilmesi gerektiği; bu usul hükümlerine uyulmadan, davacının, disiplin amiri tarafından doğrudan “kınama” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığına hükmetmesi

DANIŞTAY

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No: 2021/1851

Karar No : 2021/1125

KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN

(DAVALI) : Adalet Bakanlığı

VEKİLİ : Av…

KARŞI TARAF (DAVACI : ..

VEKİLİ : ..

 

 

İSTEMİN KONUSU : Ankara 9. İdare Mahkemesinin 21/06/2012 tarih ve E:2011/1808, K:2012/898 sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onikinci Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2016/820 K:2016/1536 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. Maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. Maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü Terör ve Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri Şubesinde tedviren müdür olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/B-(a) maddesi uyarınca “kınama” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 08/07/2011 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 9. İdare Mahkemesinin 21/06/2012 tarih ve E:2011/1808, K:2012/898 sayılı kararıyla; davacının kademe ilerlemesinin durdurulma cezası ile cezalandırılmasının teklif edilmesi üzerine dosyanın bakanlık disiplin kuruluna havale edilmesi gerektiği, ancak teklifin reddedilmesi halinde dosyanın disiplin amirince incelenebileceği, bu nedenle, muhakkik tarafından teklif edilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının doğrudan disiplin amiri tarafından değerlendirilerek, anılan fiilin kınama cezası kapsamına girdiği kanaatine varılarak tesis edilen işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Daire Kararının Özeti : Danıştay Onikinci Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2016/820 K:2016/1536 sayılı kararıyla; temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında disiplin cezasına neden olayı ile ilgili disiplin soruşturması açıldığı, soruşturma sonucunda davacının üzerine atılı fiili işlediğinin sübuta erdiğinin anlaşılması üzerine davacının eylemine uyan dava konusu disiplin cezası ile cezalandırıldığı, dava konusu işlemde mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ SUAT ŞAHİN’İN DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı “Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı” uyarınca Dairemize devredilen dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:

Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. Maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. Maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onikinci Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2016/820, K:2016/1536 sayılı karar kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY:

Davacı hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü Terör ve Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri Şubesinde tedviren müdür olarak görev yapmakta iken, raporlu olduğu günler içerisinde adına fazla çalışma saatleri tahakkuk ettirilerek haksız olarak fazla çalışma ücreti aldığı iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır.

Soruşturma sonucu düzenlenen 4/7/2011 tarihli raporda, isnad edilen fiilin sübuta erdiği belirtilerek disiplin yönünden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/D-(f) maddesi uyarınca “kademe ilerlemesinin durdurulması” cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, ancak disiplin amiri tarafından davacının eyleminin, yanlışlıktan kaynaklandığı kanaatine varılarak 657 sayılı Kanun’un 125/B-(a) maddesi uyarınca “kınama” cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.

 

Davacı tarafından, “kınama” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’nün 08/07/2011 tarihli işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/B-(a) maddesinde, “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde kusurlu davranmak” fiili, kınama cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış; aynı Kanun’un 125/D-(f) maddesinde, “Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek” fiili, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Disiplin Cezası Vermeye Yetkili Amir ve Kurullar” başlıklı 126. Maddesinin birinci fıkrasında, “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulma cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulu kararı alındıktan sonra atamaya yetkili amirler, il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.” hükmüne; üçüncü fıkrasında ise ” Disiplin Kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekle serbesttirler.” hükmüne yer verilmiştir.

657 sayılı Kanun’un “Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri” başlıklı 134. Maddesinde: “Disiplin ve soruşturma işlerinde kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere Kurum merkezinde bir Yüksek Disiplin Kurulu ile her ilde, bölge esasına göre çalışan kuruluşlarda bölge merkezinde ve kurum merkezinde ayrıca Milli Eğitim müdürlüklerinde birer Disiplin Kurulu bulunur. Bu kurulların kuruluş, üyelerinin görev süresi, görüşme ve karar usulü, hangi memurlar hakkında karar verebilecekleri ve disiplin amirlerinin tayin ve tespitinde uygulanacak esaslar ile bunların yetki ve sorumlulukları gibi hususlar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.

Anılan Kanun’un 134 üncü maddesine dayanılarak Bakanlar Kurulunun 17/09/1982 tarihli ve 8/5336 sayılı Kararı ile hazırlanarak 24/10/1982 tarihli ve 17848 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelikte; Disiplin amirleri’nin uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını vermeye yetkili oldukları; Disiplin kurulları’nın Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası teklifini değerlendirmeye; Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı yapılan itirazları değerlendirmeye yetkili oldukları kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıdaki açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümlerine göre uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulmasına ilişkin disiplin cezası tekliflerinin hangi amir ve kurul tarafından karara bağlanacağı; karara bağlanan disiplin cezalarının ise, hangi kurullar tarafından onaylanacağı belirlenmiştir. Bu kapsamda disiplin kurullarının ayrı bir ceza tayinine yetkisi olmadığı açık olmakla birlikte, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren eylem nedeniyle yapılan soruşturma sonucu soruşturmacı tarafından önerilen cezayı değerlendirecek olan disiplin kurullarının eylemi sabit görmesi, ancak geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olanlar ve ödül veya başarı belgesi alanlar için bir alt ceza uygulanması yönünde bir kanaate varması halinde; disiplin kurullarının bu yetkilerini kendilerinin kullanacağı, verecekleri kararların da Kanunda belirtilen makamlar tarafından onaylanacağı kuşkusuzdur.

Bakılan olayda, Terör ve Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri Şubesinde tedviren müdür olarak görev yapan davacının 2011 yılı Mayıs Ayında raporlu olduğu günler içerisinde adına fazla çalışma saatleri tahakkuk ettirerek “fazla çalışma cetvelini” bağlı bulunduğu Hakime imzalattırmadan, çalışmadığı halde haksız olarak fazla çalışma ücreti aldığının sabit görülmesi nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma sonucu düzenlenen raporda, soruşturmacı tarafından, disiplin yönünden 657 sayılı Kanun’un 125/D-(f) maddesi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmesinin teklif edildiği, bu teklifin disiplin amirince soruşturma raporunda içinde yer alan işlem dosyası Bakanlık Disiplin Kuruluna sevk edilmeden, Disiplin Amirince değerlendirilmesi sonucu 2011 yılı Mayıs Ayı Fazla Mesai Cetvelinin …. (davacı) tarafından hazırlanıp imzalandıktan sonra imzalanmak üzere aynı şubede görevli memur .. tarafından yetkili Tetkik Hakimi …’e imzalatmayı unuttuğu ve imzalanmayan mesai ücreti cetvelinin bütçe şubesine verilmesindeki “kusurlu” davranışın karşılığı eylemin 657 sayılı Kanun’un 125/B-(a) kapsamında bulunduğu kanaatine varılarak disiplin amirince “Kınama” cezası ile cezalandırılmıştır.

Soruşturmacı tarafından teklif edilen cezanın; “soruşturma raporunda, davacı ve tanık ifadelerinde, maddi olayın değerlendirilmesinde, olayın tahlilinde veya suç ile ceza arasındaki oran ya da 125. Maddenin fıkra, bent veya alt bentlerinin uygulanmasında eksiklik ve tutarsızlıkların bulunması ve benzeri nedenlerle” disiplin amiri tarafından uygun görülmemesi halinde, gerekçeleri de belirtilmek suretiyle, söz konusu raporun soruşturmacıya iade edilmesi ve yeniden soruşturma raporu düzenletildikten sonra, soruşturma raporundaki teklifin “uyarma, kınama, aylıktan kesme” cezası ise, disiplin amirince değerlendirilmesi; söz konusu teklifin “kademe ilerlemesinin durdurulması” cezası ise işlem dosyası hakkında bir karar vermek üzere “Bakanlık Disiplin Kurulu”na sevk edilmesi gerektiği açık olup; bu usul hükümlerine uyulmadan davacının disiplin amiri tarafından doğrudan “kınama” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmaktadır.

Bu duruma göre; İdare Mahkemesi kararında yer verilen iptal gerekçesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de, sözü edilen husus, hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1-Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2-Dava konusu işlemin iptaline ilişkin, Ankara 9. İdare Mahkemesinin 21/06/2012 tarih ve E:2011/1808, K:2012/898 sayılı kararının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesi uyarınca YUKARIDA BELİRTİLEN GEREKÇEYLE ONANMASINA

3-Davalı idare tarafından karar düzeltme aşamasında yapılan yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 09/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.